İSTANBUL AĞLIYOR
2-24-2009
TRENDE BİLETSİZ SEVDALAR VARDI
VAGONLAR KAÇAKLARA GÖZ YUMARLARDI
AKSADA YÜREKLERE KAR PINARLARI
SEVDANIN ARKASI VAR, ARDI BAHARDI
İSTANBUL AĞLIYOR
SEN AĞLIYORSUN
HADİ GİT GİT ARTIK
NE DURUYORSUN
YOLCULAR HEP KAÇAK,
BİZSE TUTUKLU
GÖZLER AĞLIYOR
TUTKULU, ÇOCUKSU
İSTANBUL AĞLIYOR
SEN AĞLIYORSUN
SEVDİĞİN BEKLİYOR
NE DURUYORSUN
ŞİİR:
''YILDIZ AvLARIM GÖĞÜN MAVİSİNDE,
HER DEM BAKIŞLARINA GÖZLERİNİN DERYASINDAN
PUSU DURAN ELLERİMİ SANA TUZAKLARIM
HER TETİK DÜŞÜRDÜĞÜNDE GÖZLERİN, ÖLÜME AZ KALIRIM
YALNIZ GÖRDÜLER, GELİR BENDE KALIR YALNIZLIK
UZAR GECELER,
İSTANBULA YAĞMUR YAĞAR, KARLA KARIŞIK
KARI AYIKLAR YAĞMUR KOKULARINI ALIRIM KOYNUMA
OT KOYARIM GÖZ UCUMA, ANLARIM
YİNE YANGIN, YİNE HASRET
NE KALAN İSTANBUL'DAN DÜŞEN PAYIMA
BİDE YÜZÜNÜN GİDERKEN Kİ ISLAKLIĞI''
GÜL DAMLASI DÜŞMÜŞ
ATEŞ YURDUYDU
DAĞLARA DİL UZATAN
NARLI KUYUYDU
YAĞSA DA GÖNÜLLERE
GAM GECELERİ
CEREN YARASINDA
AŞK BÜYÜTÜLDÜ
YAKSA DA GÖNÜLLERİ
GAM GECELERİ
CEREN YARASINDA
DERT BÜYÜTÜRDÜ
İSTANBUL AĞLIYOR
BEN AĞLIYORUM
HADİ KALK GEL ARTIK
DAYANAMIYORUM
YOLCULAR GELDİLER
SEN YOKSUN İÇİNDE
YÜREĞİM CAN VERİYOR
ACILAR İÇİNDE
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
1-2-2009
SayMadım kaç yıL oldu sen eLLerin oLaLı
BilMem yüzün güLdü mü ayrıLdık ayrıLalı
Beni sorarsan eğer göNLüm hala yaraLı
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
7-16-2008
Ben Bir Bilmeceyim Çözülmesi Zor
Bir O Kadar da Zevkli Olan
Bir Şiirim Tanıtırım Kendimi Mısralarımla
Bir Şarkıyım En Güzel Yerinde Tekrarlanan
Bir Tekerlemeyim Çocukların her oyun başlangıcında sayıştıkları
Bir Aşkım Sevgilinin Kalbinde Çarpan
Bir Hayatım Yeni Doğmuş Bebeğin Gözlerinde
Bir Yağmur Tanesiyim Çisil Çisil Damlara Akacak Olan
Bir Kar Tanesiyim Çoğalınca Çığ Olan
Ben Buyum İşte
Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
FUZULİ
7-16-2008
Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı
Kamu bîmârına cânân deva-yı derd eder ihsan
Niçün kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı
Şeb-i hicran yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım
Uyarır halkı efgânım kara bahtım uyanmaz mı
Gûl-i ruhsârına karşu gözümden kanlu akar su
Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı
Gâmım pinhan tutardım ben dedîler yâre kıl rûşen
Desem ol bî-vefâ bilmem inanır mı inanmaz mı
Değildim ben sana mâil sen ettin aklımı zâil
Beni tan eyleyen gafîl seni görgeç utanmaz mı
Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır
Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
16 Temmuz
7-16-2008
Son birkaç gündür sürekli annemlere gitmek zorunda kalıyordum, bugün gitmedim hastayım biraz..Bu yakıcı sıcaklara rağmen üşütmüşüm. Duyan gülüyor, bu sıcaklarda hasta olmayı nasıl başardın diyerek..Evet, şaşılacak şey, ben nerede üşüttüm böyle.. Zaten benim neyim normal ki!
Evde olmanın tadını çıkaramıyorum, bütün gün hiçbir şey yapmadan yatma lüksüne sahip olmama rağmen..Her tarafım ağrıyor, sanki dünyanın tüm yükünü bir başıma ben sırtlamışcaşına yorgun hissediyorum kendimi..Doktora gitmeye üşeniyorum, adım atacak gücü bulamıyorum ayrıca kendimde..Evde olan soğuk algınlığı ilaçları ve ağrı kesicilerle iyi etmeye çalışıyorum kendimi..Öksürükten boğulacak gibi olmama, nefes almakta zorlanmama karşın , sigaradan vazgeçemiyorum bir türlü..Eski tadını alamasam da iki nefes çekmekten alıkoyamıyorum kendimi..Yılmaz Aybar’ın” Bir sigara içimi” şiiri geliyor aklıma ve yakıyorum bir sigara daha, şiiri kendi kendime mırıldanarak
İçimden neler geçer
Bir sigara içimi
Nice seneler geçer
Bir sigara içimi
Geçmişlere dalarım,
Göçmüşleri anarım,
Duman duman yanarım
Bir sigara içimi
Bel bağlamam bugüne,
O da benzer tütüne,
Döner çabucak küle
Bir sigara içimi.
Hayat bir hızlı çekim,
Resim üstüne resim
Kısa metrajlı filim,
Bir sigara içimi.
İçimden neler geçer,
Günler geceler geçer,
Nice seneler geçer
Bir sigara içimi.
Annemler ne yaptı acaba? Bu gün gidemedim ya aklım onlarda kaldı. Belki de gitmediğim iyi oldu, o yıkımı görmek içimde bir yerlerin acımasına sebep oluyordu.. Yıkılıyordu çocukluğumun geçtiği ev..Balyoz darbeleri indikçe eskimiş duvarlara, çocukluk anılarımın en güzelleri ve en acıları da yıkılıyor , molozlara karışıyordu bir bir.Onları moloz yığınlarının arasından çekip çıkarmak, yeni yapılacak olan evin duvarlarının en görünür yerlerine asmak istiyordum, oraya her gidişimde onları görebilmek için..
Bilmiyorum belki de gömüldükleri yerde kalmalılar, bir daha hiç çıkmamacasına..Belki de unutmam gerekiyor çocukluk yıllarımı tüm yaşadıklarımla.Geçmişi unutmanın tek yolu hatırlamamaksa eğer, hatırlanacak çok şey kalmayacak bu yıkımdan geriye.
Çocukluk anılarımın en güzel anlarını düşünüyorum.. Alınacakları ve gömülecekleri ayırmalı birbirinden, hepsini birden almak olmaz. En çok acıyan, en çok kanayan yanlarım, çocukluk anılarımın açtığı yaralardı her zaman. Kabuk bağlamadan, acısı dinmeden kanıyordu için için.
Neden bizi en çok kanatan, en sevdiklerimiz oluyor? Neden sevdiklerimizin açtığı yaralar bir gün kapansa da izi mutlaka kalıyor? Annem ve babam bunca yıldır bir kez olsun farkına varmış mıydı acaba bana yaptıklarının, beni ne denli acıtıp kanattıklarının??
Kızım kendine gel! Bari hastayken kendine bu acımasızlığı yapma!! Bunca yıl sordun bu soruları defalarca kendine, cevabını bulamayacağını bile bile üstelik. Affet artık seni üzenleri. Affet ki unutabilesin. Affet ki yoluna devam edesin. Onları affet sana yaptıkları için, onları affet seni üzdükleri için ve her şeyden önemlisi kendini affet yapamadıkların için.. Güzel anıların varsa al onları yanına, umudu da al, sakın unutma!! Beşikten mezara yaşanan acılar ve mutluluklar toplamı değil midir hayat? O halde toparla kendini bak hayattasın, yaşıyorsun, Şükret yaşadığına...
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı